Rektum Kanseri: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Rektum kanseri, sindirim sisteminin son bölümü olan rektumda (kalın bağırsağın son 12-15 cm’lik kısmı) ortaya çıkan kötü huylu bir tümördür. Kolon kanserleriyle benzer özellikler taşısa da yerleşim yeri nedeniyle tedavi süreci, cerrahi teknikler ve hastanın yaşam kalitesi açısından farklılık gösterir. Rektum, dışkının depolandığı ve anüsten dışarı atıldığı bölgedir; dolayısıyla burada gelişen tümörler hem boşaltım sistemini hem de çevresindeki kas dokularını doğrudan etkiler. Bu nedenle erken tanı, doğru tedavi planı ve cerrahi tecrübe büyük önem taşır.
Rektum Kanseri Nedir?
Rektum kanseri, rektumun iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkar. Bu hücreler zamanla bağırsak duvarına, çevredeki lenf düğümlerine ve uzak organlara yayılabilir. Genellikle polip adı verilen iyi huylu kitlelerin zamanla kansere dönüşmesiyle başlar. Bu süreç yıllar alabilir, bu nedenle düzenli kolonoskopi kontrolleriyle erken evrede fark edilmesi mümkündür.
Genel cerrahi alanında yapılan araştırmalar, rektum kanserinin Türkiye’de ve dünyada giderek arttığını göstermektedir. Özellikle yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve ileri yaş bu artışın başlıca sebeplerindendir. İyi haber şu ki, erken tanı konulan hastalarda tedavi başarı oranı oldukça yüksektir.
Rektum kanseri belirtileri nelerdir?
Rektum kanseri genellikle yavaş ilerler ve ilk evrelerinde belirti vermeyebilir. Ancak ilerledikçe çeşitli semptomlar ortaya çıkar. Bu belirtiler her zaman kansere işaret etmeyebilir, fakat uzun süredir devam ediyorsa mutlaka bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır.
- Dışkıda taze veya koyu renkli kan
- İnatçı kabızlık veya ishal
- Dışkılama sonrası tam boşalmama hissi
- Makatta ağrı, baskı veya yanma hissi
- Kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik
- Karın bölgesinde dolgunluk veya şişkinlik
- Gaz ve dışkı kaçırma (ileri evrelerde)
Bu belirtiler özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde ciddiye alınmalıdır. Çünkü kanserin erken evrelerinde bile dışkıda kanama veya dışkılama alışkanlığında değişiklik gözlemlenebilir. Gördüğümüz kadarıyla, hastaların büyük bölümü “basur sandım” diyerek tanıda gecikmektedir. Halbuki her rektal kanama hemoroid anlamına gelmez.
Rektum kanseri neden olur?
Rektum kanseri oluşumunda tek bir sebep yoktur. Ancak bir dizi risk faktörünün bir araya gelmesi, hastalığın ortaya çıkma olasılığını artırır. Bu faktörlerin bir kısmı değiştirilebilir (yaşam tarzı, beslenme), bir kısmı ise genetik ve çevresel etkenlere bağlıdır.
Başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Genetik yatkınlık: Ailesinde kolon veya rektum kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk artar.
- Yaş: 50 yaş üstü bireylerde görülme oranı belirgin şekilde yüksektir.
- Beslenme alışkanlıkları: Kırmızı et, işlenmiş gıdalar, düşük lifli beslenme kansere zemin hazırlar.
- Hareketsizlik ve obezite: Uzun süreli oturma, fazla kilo, bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
- Sigara ve alkol kullanımı: DNA hasarını artırarak hücre mutasyonlarına neden olabilir.
- İltihabi bağırsak hastalıkları: Özellikle ülseratif kolit ve Crohn hastalığı olanlarda risk daha yüksektir.
Bazı araştırmalar, stres, uyku düzensizliği ve düşük bağışıklık düzeyinin de dolaylı etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Bizce, modern yaşamın getirdiği düzensiz beslenme ve hareket azlığı bu kanser türünün artışında önemli rol oynuyor.
Rektum kanseri nasıl anlaşılır?
Rektum kanserinin teşhisi genellikle semptomların başlamasıyla başlar. Ancak tanının kesinleşmesi için görüntüleme ve biyopsi yöntemlerine başvurulur. Erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür. Bu nedenle, rektal kanama gibi belirtiler asla hafife alınmamalıdır.
Tanı Yöntemleri
- Rektal muayene: Doktor parmakla yapılan fizik muayenede tümörü hissedebilir.
- Kolonoskopi: Rektum ve kolonun iç yüzeyinin detaylı incelenmesi ve biyopsi alınması sağlar.
- MR ve BT taraması: Tümörün boyutu, yayılımı ve komşu dokularla ilişkisini gösterir.
- Kan testleri: CEA (Karsinoembriyonik Antijen) testi, tedavi sürecinde takip açısından önemlidir.
Erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi başarı oranı çok yüksektir. Ancak ileri evrelerde tümör çevre kaslara, sinirlere ve lenf düğümlerine yayılabilir. Bu durumda tedavi multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.
Rektum kanseri tedavisi
Rektum kanseri tedavisinde temel amaç, hastalıklı dokunun tamamen çıkarılması ve hastanın yaşam kalitesinin korunmasıdır. Tedavi planı, tümörün evresi, yeri, hastanın genel durumu ve yaşına göre belirlenir. Günümüzde üç ana tedavi yöntemi uygulanır: cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi. Çoğu durumda bu yöntemler birbiriyle kombine edilir.
1. Cerrahi Tedavi
Rektum kanserinde cerrahi, tedavinin merkezinde yer alır. Ancak bu ameliyatlar teknik olarak zordur, çünkü rektum pelvik bölge gibi dar bir alanda bulunur. Rektumun çevresindeki sinirler, kaslar ve organlar cerrahi süreci hassas hale getirir.
En yaygın cerrahi yöntemler arasında “total mezorektal eksizyon” (TME) bulunur. Bu teknikle tümör ve çevresindeki lenf dokusu tamamen çıkarılır. Bazı hastalarda anüs kasları korunarak dışkılama fonksiyonu devam ettirilebilir. Ancak tümör anüse çok yakınsa kalıcı kolostomi (torba) gerekebilir.
2. Radyoterapi (Işın Tedavisi)
Radyoterapi, tümör hücrelerini öldürmek veya küçültmek için yüksek enerjili ışınlar kullanır. Genellikle ameliyat öncesinde uygulanır ve tümörün küçülmesini sağlayarak cerrahi başarıyı artırır. Bazen ameliyat sonrası nüks riskini azaltmak için de verilir. Özellikle alt rektumda yer alan tümörlerde radyoterapi sfinkter koruyucu ameliyat şansını artırabilir.
3. Kemoterapi
Kemoterapi, kanser hücrelerinin büyümesini durdurmak için ilaç tedavisi uygulanmasıdır. Ameliyat öncesi (neoadjuvan) veya sonrası (adjuvan) verilebilir. En sık kullanılan ilaçlardan biri 5-FU’dur. Yeni nesil ilaç kombinasyonlarıyla yan etkiler azaltılmış, yaşam kalitesi artırılmıştır.
Rektum kanseri ameliyatı türleri
1. Sfinkter Koruyucu Ameliyatlar
Alt rektuma yakın olmayan tümörlerde, anüs kasları korunarak dışkılama fonksiyonu sürdürülebilir. Bu ameliyatlar, torba (kolostomi) gerektirmeden yapılabilir. Deneyimli cerrahlar, yüksek teknolojiyle bu ameliyatlarda çok başarılı sonuçlar elde etmektedir.
2. Abdominoperineal Rezeksiyon (APR)
Tümör anüse çok yakınsa, sfinkter kasları da çıkarılmak zorunda kalınır. Bu durumda kalıcı torba gerekir. Ancak bu yöntem, diğer seçeneklerin uygun olmadığı durumlarda tercih edilir.
3. Robotik ve Laparoskopik Cerrahi
Son yıllarda en çok ilgi gören yöntemlerden biri robotik cerrahidir. Bu yöntemde küçük kesilerle ameliyat yapılır, kan kaybı ve ağrı az olur. Robotik sistemler, dar pelvik alanda cerraha büyük kolaylık sağlar. Yara izi azdır, iyileşme süresi kısadır. Ancak bu yöntem her merkezde bulunmaz ve maliyeti yüksektir.
Ameliyat Sonrası Süreç ve Yaşam Kalitesi
Rektum kanseri ameliyatı sonrası hastanın yaşam biçimi büyük ölçüde değişebilir. Eğer kalıcı torba gerekmişse, hasta yeni yaşam düzenine alışmalıdır. Ancak bu süreçte modern medikal ürünler ve eğitim desteği sayesinde hastalar sosyal yaşamlarına kısa sürede dönebilmektedir.
Torbasız ameliyatlarda ise dışkılama düzeni başlangıçta değişebilir. Zamanla vücut yeni duruma adapte olur. Uygun rehabilitasyon, diyet ve doktor takibiyle hastalar sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.
Rektum Kanserinden Korunma Yöntemleri
Rektum kanseri büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları riski ciddi şekilde azaltır. İşte dikkat edilmesi gereken noktalar:
- 50 yaş üstü bireyler düzenli kolonoskopi yaptırmalıdır.
- Posalı (lifli) gıdalarla beslenmek bağırsak sağlığını korur.
- İşlenmiş et, aşırı yağlı ve hazır gıdalardan uzak durulmalıdır.
- Fiziksel aktivite artırılmalı, uzun süreli oturmadan kaçınılmalıdır.
- Sigara ve alkol bırakılmalıdır.
- Bol su içmek ve düzenli dışkılama alışkanlığı kazanmak önemlidir.
Açıkçası, rektum kanseri korkutucu görünse de, erken evrede tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilir. Bilinçli bir yaşam tarzı ve düzenli sağlık kontrolleri en etkili koruma yöntemidir.
Sonuç: Erken Tanı Hayat Kurtarır
Rektum kanseri, ihmal edildiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir; ancak erken tanı ve doğru tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilir. Özellikle rektal kanama, dışkılama değişiklikleri veya açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden genel cerrahi uzmanına başvurması gerekir. Cerrahi tekniklerin, robotik yöntemlerin ve onkolojik tedavilerin gelişmesiyle birlikte artık bu hastalığın sonuçları geçmişe göre çok daha yüz güldürücüdür.
Siz de rektumla ilgili şikayetler yaşıyorsanız ya da risk grubundaysanız, ertelemeyin. Kolonoskopi kontrolü yaptırarak olası tehlikeleri erken fark edebilirsiniz. Sağlığınız, sizin elinizde.
