Aylarca uğraşıp bir mobil uygulama yayımladınız. İlk hafta arkadaşlarınız indirdi, sonra indirme grafiği yatay bir çizgiye dönüştü. Mağazada uygulamanızın adını yazınca çıkıyor ama ne işe yaradığını yazınca çıkmıyor. Bu tablo, Türkiye'de uygulama geliştiren pek çok bağımsız geliştiricinin ve küçük stüdyonun ortak deneyimi. Çözümün adı ASO.
Yazı Konu BaşlıklarıGizleGöster
ASO nedir, SEO'dan farkı ne?
ASO (app store optimization), yani uygulama mağazası optimizasyonu, bir uygulamanın App Store ve Google Play aramalarında insanların yazdığı kelimelerde üst sıralarda çıkması ve bu görüntülemelerin indirmeye dönüşmesi için yapılan çalışmadır. Kısaltma bazen başka alanlarda da kullanıldığı için baştan netleştirelim: bu yazıdaki ASO tamamen mobil uygulama mağazalarıyla ilgili.
SEO ile mantığı benzer, oyun alanı farklıdır. SEO'da Google'ın milyarlarca sayfası arasında yarışırsınız ve sayfanızın uzunluğu, yapısı, bağlantıları size kalmıştır. ASO'da ise mağazanın size verdiği birkaç sınırlı alan vardır ve her karakterin değeri yüksektir. Üstelik Apple ve Google bu alanları farklı biçimde değerlendirir.
Mağaza araması nasıl çalışıyor?
Apple da Google da sıralama formüllerini yayımlamıyor. Ama iki mağazanın da izlediği genel adımlar biliniyor:
- Eşleşme: Mağaza, aranan kelimelerin uygulamanın meta verisindeki alanlarla eşleşip eşleşmediğine bakar.
- Sıralama: Eşleşen uygulamalar alaka ve davranış sinyallerine göre sıralanır: o aramadan gelen indirmeler, dönüşüm oranı, puanlar, kullanıcıyı elde tutma ve güncellemeler gibi.
- Dönüşüm: Kullanıcı birkaç saniye içinde simgeye, ilk ekran görüntülerine, puana ve alt başlığa bakıp karar verir. Daha iyi dönüşüm, sıralamayı da besler.
- Kalıcılık: Yorumlar, çökmeler ve kaldırmalar mağazaya uygulamanın vaadini tutup tutmadığını söyler.
Buradan çıkan ilk ders şu: hiçbir aramayla eşleşmeyen bir uygulama, ne kadar iyi olursa olsun o aramada gösterilmez. ASO'nun ilk ayağı, doğru kelimeleri doğru alanlara yerleştirmektir.
Hangi alan aramaya giriyor?
İki mağaza arasındaki en önemli fark açıklama metnine yaklaşımdır. App Store, uzun açıklamayı arama için indekslemez; Google Play ise kısa ve uzun açıklamayı indeksler. Bu yüzden iki mağazaya aynı metni kopyalamak, en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hatalardan biridir.
Alan | App Store | Google Play |
|---|---|---|
Başlık | 30 karakter, aramaya girer | 30 karakter, aramaya girer |
Alt başlık / kısa açıklama | Alt başlık 30 karakter, aramaya girer | Kısa açıklama 80 karakter, aramaya girer |
Anahtar kelime alanı | 100 karakter, gizli, aramaya girer | Yok |
Uzun açıklama | 4.000 karakter, aramaya girmez | 4.000 karakter, aramaya girer |
Tanıtım metni | 170 karakter, aramaya girmez | Yok |
App Store için pratik kurallar
- Başlık: Markanız ve en önemli kelimeniz. "Cebim: Gider Takibi" gibi bir yapı, hem marka hem arama için çalışır.
- Alt başlık: İkinci bir kelime grubu ve uygulamanın ne yaptığı. Başlıktaki kelimeyi burada tekrarlamayın.
- Anahtar kelime alanı: Kelimeleri virgülle, boşluk bırakmadan yazın. Başlıkta ya da alt başlıkta zaten geçen kelimeleri buraya koymak yerinizi boşa harcar. Uygulama adınızı ve kategori adını da eklemenize gerek yok.
- Türkçe karakterler: 100 karakterlik sınır pratikte bayt üzerinden işleyebildiği için ğ, ş, ı, ç gibi harfler beklediğinizden fazla yer kaplayabilir. App Store Connect'in kaydetmeden önceki uyarısına güvenin, elle saymayın.
- Uzun açıklama: Aramaya girmese de dönüşüme girer. İlk üç satır, "daha fazla" düğmesine basılmadan görünen kısımdır; en güçlü faydayı oraya yazın.
Google Play için pratik kurallar
- Kısa açıklama (80 karakter): Hem aramaya hem dönüşüme hizmet eder. Kelime listesi gibi değil, tek ve net bir vaat cümlesi gibi yazın.
- Uzun açıklama (4.000 karakter): Kelimelerinizi doğal biçimde, birkaç kez kullanın. Aynı kelimeyi paragraf paragraf tekrarlamak Google Play'in meta veri politikalarına aykırıdır ve ters etki yapabilir.
- Başlıkta abartı: "En iyi", "1 numara" gibi ifadeler ve gereksiz büyük harfler Google Play politikalarınca kısıtlanır.
Yerelleştirme: çeviri değil, yeniden araştırma
Türk geliştiricilerin büyük avantajı, uygulamayı baştan iki pazara (Türkiye ve küresel) düşünebilmeleri. Ama yerelleştirme yalnız metni çevirmek değildir.
Diyelim ki bir bütçe uygulaması yaptınız. Türkçede insanlar "gider takibi", "harcama takibi", "bütçe planlama" yazabilir. İngilizcede karşılıkları birebir "expense tracking" olmayabilir; "budget app", "money manager" daha çok aranıyor olabilir. Almanya, Brezilya ya da Japonya'da ise tamamen farklı terimler öne çıkar. Her ülke için kelime araştırmasını o ülkenin mağazasında ve o dilde yapmak gerekir.
Birkaç pratik öneri:
- Önce en çok indirme aldığınız iki üç ülkeye odaklanın; 40 dile kalitesiz çeviri yerine 3 dile iyi yerelleştirme daha çok sonuç verir.
- Ekran görüntülerindeki metinleri de yerelleştirin. Kullanıcı ekran görüntüsündeki İngilizce başlığı okuyamıyorsa, Türkçe alt başlığınız tek başına yetmeyebilir.
- App Store'da bazı ülke mağazaları birden fazla dilin meta verisini aramada dikkate alır. Hedef ülkeniz için Apple'ın güncel listesine bakıp ek bir dil alanını ikinci kelime alanı gibi kullanabilirsiniz.
Karakter sınırları, kelime seçimi ve yerelleştirme adımlarını tek bir kontrol listesinde görmek isterseniz Searvia'nın ASO rehberi 16 maddelik bir liste ve takip edilecek ölçümlerle konuyu baştan sona anlatıyor.
Yorumlar ve puan: sıralamanın sessiz ortağı
Kullanıcı mağazada önce puanınızı görür. 4,6 ile 3,9 arasındaki fark, aynı sırada olsanız bile indirme oranınızı belirgin biçimde değiştirebilir. Daha düşük dönüşüm de zamanla sıralamanızı aşağı çeker.
Puan istemenin doğru zamanı
İki mağaza da uygulama içi değerlendirme penceresi sunar. Apple bu pencerenin bir kullanıcıya 365 günde en fazla üç kez gösterilmesine izin verir; Google Play'in de benzer bir kotası vardır. Bu kısıtlı hakkı rastgele harcamayın:
- Kullanıcı bir işi başarıyla tamamladığında sorun (ilk bütçesini kaydettiğinde, bir antrenmanı bitirdiğinde).
- Hata aldığı ya da ödeme ekranından çıktığı anda asla sormayın.
- "Bizi beğendiniz mi?" ön sorusuyla mutsuz kullanıcıyı mağazaya, mutlu kullanıcıyı geri bildirim formuna yönlendirmek iki mağazanın da kurallarına aykırıdır.
Yorumlara cevap vermek
Hem App Store hem Google Play'de geliştirici olarak yorumlara cevap verebilirsiniz. Olumsuz bir yoruma verilen kısa, somut bir cevap ("Bu hata 2.3 sürümünde düzeltildi, güncelleyip tekrar dener misiniz?") hem o kullanıcının puanını değiştirmesine yol açabilir hem de yorumu okuyan diğer kullanıcılara uygulamanın ilgilenilen bir ürün olduğunu gösterir.
Yorumlar aynı zamanda ücretsiz bir kelime araştırma kaynağıdır. Kullanıcılar uygulamanızı anlatırken hangi kelimeleri kullanıyor? Bu kelimeler meta verinizde var mı?
Neyi ölçmelisiniz?
ASO'da da tek bir günün verisi yanıltıcıdır. Haftalık olarak şunlara bakın:
- Hedef kelimelerdeki sıranız: Her ülke için ayrı ayrı.
- Ürün sayfası dönüşüm oranı: App Store Connect'te "ürün sayfası görüntülemeleri" ile indirmeler arasındaki oran; Google Play Console'da mağaza girişi dönüşümü.
- Arama kaynaklı indirmeler: Toplam indirmeden ayrı olarak.
- Puan ortalaması ve son 30 günün puanı: Yeni bir sürüm sonrasında düşüş varsa erken fark etmek önemli.
Sonuç
ASO, bir kere yapılıp unutulan bir ayar değil. Her sürümde meta veriyi gözden geçirmek, yeni kelimeleri denemek ve sonucu birkaç hafta izlemek gerekir. Küçük bir ekip için gerçekçi bir ritim, ayda bir meta veri güncellemesi ve haftada bir kelime sırası kontrolüdür.
İlk adım için bugün App Store Connect'i açın ve başlık, alt başlık ile anahtar kelime alanında aynı kelimenin iki kez geçip geçmediğine bakın. Çoğu uygulamada bu basit temizlik bile birkaç yeni kelime için yer açar.







Yorumlar